 |
Dünya nüfusu yüzde 30 artarken diyabetin yüzde 114 artması Dünya Sağlık Örgütü’nün tüberküloz ve AIDS’in yanı sıra diyabete de özel bir önem vermesine neden oldu. Diyabet hastalığındaki artış Türkiye için de önemli bir sorun oluşturuyor. Türkiye’de şu anda 6 milyon diyabetli hasta bulunuyor. Her yıl 250 bin kişi diyabet hastası oluyor.
Diyabet tedavisindeki sorunlar ve güncel gelişmeler Four Seasons Bosphorus Hotel’de düzenlenen bir toplantıyla ele alındı. Toplantıya konuşmacı olarak Patna Diyabet Bakımı ve Araştırma Merkezi Direktörü (Hindistan) Ajay Kumar, Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, Novo Nordisk Danimarka Kıdemli Baş araştırıcı Dr. Lotte Bjerre Knudsen ve Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü Mads Bo Larsen katıldı.
DİYABET HASTALIĞININ YETERSİZ KONTROLÜNE BAĞLI OLUŞAN SORUNLAR
Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, toplantıda diyabet tanısından sonra yaşam beklentisinin yüzde 30 azaldığını, kalp krizi nedeniyle ölüm riskinin 2-3 kat, inme riskinin 2 kat arttığına dikkat çekti. Diyaliz hastalarının yüzde 40’nın diyabet hastalarından oluştuğunu da hatırlatan Prof.Dr. Temel Yılmaz, hastaların yüzde 30’unda da körlük geliştiğini söyledi.
GİZLİ DİYABET HASTALARININ ALACAĞI ÖNLEMLER
Düşük kan şekeri, insülin direnci gibi sorunları olan kişilerde de diyabet görülme riskinin arttığına işaret eden Prof. Dr. Temel Yılmaz, “Bu dönemde eğer diyet ve egzersize başlanırsa diyabet riski yüzde 58 oranında geri çevriliyor. Gerektiğinde ilaçta kullanılabilir. Ancak bu dönemde metformin etken maddeli ilaç kullanıldığında bu ilacın yüzde 61 oranında, akarboz etken maddeli ilaçların yüzde 26 oranında etkili olduğunu görüyoruz. Bu sonuçlar yaşam tarzı ve diyet değişikliğinin mutlaka benimsenmesi gerektiğini ortaya koyuyor” dedi.
KAN ŞEKERİ KONTROLÜ DİYABETE BAĞLI SORUNLARI AZALTIYOR
Patna Diyabet Bakımı ve Araştırma Merkezi Direktörü (Hindistan) Ajay Kumar, ise 3 aylık kan şekeri ortalamasını belirleyen HbA1c’de yüzde1’lik düşüş sağlanmasının bile mikro damar sorunlarında yüzde 37, makro damar sorunlarında yüzde 14, diyabete bağlı ölümlerde de yüzde 21 oranında azalmaya neden olduğunu söyledi. Tip 2 diyabetin ilerlemesine bağlı olarak kan şekeri kontrolünün güçleştiğine, hastaların kilo aldığına, kalp hastalıkları riskinin arttığına ve beta hücresi yetmezliğinin de tırmandığına dikkat çeken Dr. Kumar, “Diyabet tedavisinde kullanılacak ilaçların hem kan şekerini iyi kontrol etmesi, beta hücresi kaybını azaltması ve kilo almayı önlemesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.
YENİ GELİŞTİRİLEN MOLEKÜLÜN ÖZELLİKLERİ NELER?
Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü Mads Bo Larsen ise, yakın gelecekte Türk tıbbının da hizmetine girecek GLP-1 analogu tedavilerinin geliştirilmesine ciddi kaynak ayırdıkların belirtti. Larsen Tip 2 Diyabet tedavisinde sıkça karşılaşılan kan şekerinin ani düşüşleri güncel blog (hipoglisemi), yüksek tansiyon ve kilo alımı gibi yan etkileri ortadan kaldıracak olan bu yeni tedavinin yakında Türkiye’ye de gireceğini söyledi. Novo Nordisk Danimarka Kıdemli Baş araştırıcı Dr. Lotte Bjerre Knudsen ise günde bir kez uygulanan liraglutid etken maddeli ilacla ilgili araştırmalar konusunda bilgi verdi: anne bebek gelişimi
“Vücutta öğünlerden sonra bağırsaklarda üretilip pankreastan insülin salgılatan doğal GLP-1 hormonu, DPP-4 enzimi tarafından hızlıca parçalandığı için bu güne kadar tedavide zorluklar yaşanmaktaydı. Yıllarca süren araştırmaları sonucunda DPP- 4 enzimine dirençli bir GLP-1 molekülü üretmeyi başardık. Kan şekeri seviyemizi, dolayısı ile tansiyonumuzu ve kilomuzu da kontrol edebilen dahili bir güvenlik anahtarı GLP-1'den Tip2 diyabetin kötüleşmesi ve ilerlemesini önleyebilecek Liraglutid adlı moleküle ulaştık. Liraglutidin diyabetteki etkisi ve sonuçları LEAD programı ile 40 farklı ülkede 4.000'den fazla hastanın katılımıyla sürdürülmüş 6 büyük çalışmayla saptandı. Bu farklı çalışmalar ortak sonuç olarak, bu yeni tedavinin hızlı, sürekli ve stabil bir kan şekeri kontrolü sağladığını gösteriyor. Bu etki özellikle liraglutidin birincil tedavi olarak tek başına kullanıldığı 52 haftalık çalışmada öne çıkıyor. LEAD çalışmaları liraglutid tek başına kullanıldığında veya varolan tedavilere eklendiğinde, hastaların en az yüzde 50'si Amerikan Diyabet Cemiyeti'nin belirlediği hedef HbA1c değeri olan %7'nin altına ulaşabiliyor.anne bebek”
|